Demeden geçmeyeceğiz, çünkü biz demedikçe kimseler demiyor ya da demek istemiyor. Birilerinin işine geliyor belki de ya siyasilerin, ya da cebini düşünen esnafın... Belki de son 20 yıldır Türkçüler ile Ülkücüleri aynı yolda yürüdüklerine dair aynı davayı savunduklarına dair kurmaca yazılar okuduk, kurmaca hikayeler dinledik. Peki neden göremiyoruz biz bu aynı dava adamlığını? Bizim mi davamızda çelişki yoksa onların mı konusuna açıklık getirmek için bu yazıyı paylaşma gereği duyduk. 1944 Irkçılık ve Turancılık davası, 1969 CMKP Adana kongresinde geçen olayları az çok herkes biliyordur oralara artık değinme gereği dahi duymadık. Bizim asıl anlatmak istediğimiz nokta Hüseyin Nihal Atsız bey (Yolbaşçımız) ve Alparslan Türkeş'in arasında geçenlerden sonra bizim hala nasıl olur da aynı dava adamı olabileceğimizdir. 1944'de Alparslan Türkeş kalkıp "Ben koyu bir milliyetçiyim, fakat zannedildiği manada ırkçı değilim." demesi bizleri onun davasına sadakatinde ne kadar samimi olduğunu göstermişti. Bütün olaylar burada bitmedi tabiki de...
1969 CMKP Adana kongresinde Alparslan Türkeş partiyi Türkçü bir partilikten uzaklaştırmaya ve CMKP'yi ayırmaya bölmeye yönelik söylemlerinden sonra Atsız bey ve yanında bulunan Türkçüler parti kartlarını Alparslan Türkeş'e doğru fırlatarak kongre salonundan ayrılmışlardı. Biz bunlara şahsi olaylar olarak bakıyor ve bu konularda Alparslan Türkeş'i pek de eleştirmek istemiyoruz. Bizim asıl meselemiz 'Ülkü Ocakları'nın kurulduktan sonra Alparslan Türkeş'in aniden Türkçü dergi olan Orkun'un okunmasının ve Irkçı yazıların da okutulmasını yasaklamasıyla başlıyor. Madem aynı yoldaydık madem sadece Türkeş ve Atsız'ın arası bozuktu peki neden Türkçü gençler ile Ülkücü gençlerin de arasının açılacağını bildiği halde yasakladı dergileri ve ırkçı yazıları? Bizim ırkçılığımız bu güne kadar kimseye zarar vermedi aksine ırkımıza her daim yararı dokundu. Peki 21. Yüzyıl Ülkücülerine bakacak olursak 21. yüzyıl Türkçüleri ile aynı davanın adamları gibi mi gözüküyor? Bizce hayır biz Türkçüler asla zorla bir şeyler yaptırma taraftarı değildik. Zorla yapılan bütün işlerin sonunda felaketler ve tehlikeler olduğunu biliyorduk. Bugün sırf günün modası 'Göktürkçe Türk, Asena, Konçuy, İşbara Alp, Katun...' gibi kelimeleri telafuz etmek ya da Atsız beyin sadece dik başlı olan sözlerini alıp Türk gençliğinin ahlakı tarzındaki yazılarını kenara bırakmak değildir. Türkçü adam diyoruz biz okuyoruz, bir şeyleri başarmak için gayret gösteriyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki Ülkücüler yapmıyor mu? Yapmıyor kardeşim en azından bizim gördüklerimiz yapmıyor...
Bizim ırkçı ve Turancı duruşumuz ile ırkçı olmadan rehberlerini Kur-an yapıp tüm Türklerin bir arada bulunacağı bir devlet kurma hayalleri kesinlikle hayal olarak kalacaktır. Hristiyan olan Gagavuz Türklerini bunlar atacaklar mı bir kenara? Madem atmayacaksınız neden rehberiniz Kur-an? Tamam bizler de müslümanız değiliz demiyoruz. Ee o zaman ırkçı olmayın diyorsunuz. Üstünlük takva'da ise neden Cuma'dan, Cuma'ya dininizi hatırlıyor güçlü olup güçsüzlere zulm ediyorsunuz? Sizde yapıyorsunuz demeyin kardeşim biz Ülkücüyüz, Irkçı değiliz demiyoruz. Türkçüyüz, Irkçıyız ne olacak? Diyoruz.
Bizim sloganlarımızdan rahatsız oluyor 'Tanrı Türk'ü korusun' deyince Tanrı değil, Allah o diyerek bizleri uyarmaya bizde anlatmaya kalkışınca zorla bir şeyleri yaptırmaya çalışıyorsunuz. Kardeşim bakın bizim davamız ile sizin davanız bir değil. Hiçbir zaman da aynı olmayacak. Biz kimseyi ayrıştırmıyoruz. Doğruları söylüyoruz. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar hesabı sizde bize laf sokmaya çalışacaksınız. Irkçı ve Turancı olduğumuz için bunu hazmedemeyip bizlere havladığınızı gördüğümüz zaman anlayacağız biz doğru yoldayız. Çünkü bu yazımızı okuyup ağzını açıp bize karşı laf söyleyenlerin cahil olduğunu biliyoruz. Daha bir kitap okumadan karşımıza geçip kimse çene çalmasın. Türkeşçiyiz, Atsızcıyız... naraları atan Ülkücüler gördük biz, ağzımızı açıp tek laf etmedik cahil olan cahil kalsın umurumuz değil. Bizler doğruları yazıyoruz anlamamakta ısrar ediyorsunuz. Bizim uyarı ve ihtarlarımıza uymuyor daha kendi bildiğiniz yoldan yürümeye devam ediyorsunuz. Günü ve sırası gelecek bizim dediklerimiz harfi harfine çıktığı gün geç olacak ama Tanrı Türk'ü korusun!
Türkçü Betiğ
02.08.2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder